emonster

3 Nisan 2012 Salı

Korkunçlu muymuş?

Dişlerimi fırçalarken arkamdan birisi usulca yaklaşıcak gibi hissediyorum. Gözlerim kapalı şekilde yüzümü köpürtürken arkamdan bi el kuulca omuzuma değicek gibi hayal ediyorum. Yüzümü durularken lavaboya doğru eğildiğimde ise bi yaratık hiç de usulca hiç de kuulca değil, gayet öküzce hieeaa diye üstüme atlıycak belki tek hamlede böbreğimi alıcak yada saniyeler içinde kafamı kopartıcak, açık gözlerim kopuk bedenime bakıcak falan gibi şeyler düşünmiyim diye hemmeen yüzüme su vurup kaçıyorum. Hayır bari odamın ışığını kapatıp yatağıma doğru giderken boy aynasında gölgemin yansımasının kollarını sağa sola sallamasından falan korkup şeyyapmasam...Bi dk ya! Gölgem niye öyle şeyler yapıyo ki uyumaya giderken. Halim mecalim yokken de dört kollu Ben10 bilmemnesi gibi hebelehübele şeklinde mi geziyorum acaba ben. Neyse çok da takmamak lazım, çünkü bazen iş çığırından çıkıcakmış gibi göz kırpabilir. Hayat sana hayaletlere inanma derken omzunun üstüne onlarca gözükmez ucubeyi salabilir. N'oluyo lan demeden önce, işin derinine inip n'aber lan demek lazım... Beş yıl önceydi, tıpkı on yedi yıl önceki ve on yıl sonrası gibi görmediğim herşeyden korktuğum günlerdi. Çok yol katetmemiştim, küçüktüm. Makyaj yapmadığım zamanlarda insanların beni 14-15, makyaj yaptığım zamanlarda ise satanist zannettiği günlerdi. Halbuki ben üşenmeyip hesapladım dediğiniz aslında hesap gerektirmiycek kadar kolay anlaşılabilen o yaştaydım. Televizyonların her gün yapılan araştırmalara göre tereyağın zararları açıklandı, tereyağ aklandı, yumurtanın bilmemnesi bilmemne, ay yok onun da zabazingosu yararlı çıktı diye açıklama yaptıkları günlerdi. Aynı zamanda o televizyonlar geceleri korku filmi de verebiliyorlardı. Kanalları zaplarken bir de baktım ki oh tanrım bu da ne gibi bişey. Çok korkunçlu bi film olduğu isminden bile belliydi. Sonra annem kumandayı alıp 'onların suratlarına nolmuş be iğrenç iğrenç haller salak saçma hareketler kapat şunu da yatalım' dedi. Yani sandığınız gibi işin derininde olay molay yok, kendi kendime kuruntu yaptığımdan korkuyomuşum amaan be dediğim başka bir günü aklıma getirdiğimde ise, çok iyi hatırlıyorum odamda yazı yazıyordum. Güneş batarken bir anda odama karanlık çöktü, hemen 'ben geliyorum blog, sen herşeyi kaydet tamam mı' diyip bilgisayarı kenara koydum. Camın önünde daha net çok net beliren karanlık evet baya bi karanlıktı. O karanlık, perdenin arkasında hareket ettiğinde artık çok geç ne olacaksa olsun diye düşünerek ona doğru yaklaştım ve perdeyi araladım. Martıymış, annemin attığı kuru ekmekleri yiyomuş, o da benden korkup kaçtı. Sonrasında olaylar sona erdi, eski günlerdeki gibi korkulucak olaylardan hiçbirini yaşamadım. Yıllar yılları kovaladı, büyüdüm. İnsanların makyaj yapmadığımda bişeye benzetemediği ve makyaj yaptığımda normal insan zannetiği günlerdeyiz. Ben hala korkularımın derinlerinde bi'şey bulabileceğimi düşünüyorum. Ne biliyim çöp atarken konteynırdan kedi sıçramıştır, apartman kapısını açarken karşımda bi anda komşunun karanlık yüzü belirmiştir falan. Böyle bişeyler arıyorum ve tıpkı yirmi iki yıl önce hayatımda ilk gördüğüm insandan korkup ağlamaya başladığım andaki gibi korkuyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yap aga yorum yap.