emonster

27 Ekim 2011 Perşembe

Buyazıyabaşlıkkoymadım.

Mezarlıklarda zombiler yaşar. Eğer zıkkımlandıktan sonra yatağa döktüğüm zilyon kırıntıyla uyursam uykuma zombiler gelir. Şurdan birazcık kraker alıp müzik dinlerken yiyim dersem yatağın üstü yağma edilmiş mahalle bakkalı gibi olur. Şurdan biraz kraker versene, azcık müzik dinl... Tamam anladığın üzre yatağımın üstündeyim. Evet yağma edilmiş mahalle bakkalı benzetmesi de yerinde şuan. Yatağımdaki milyon nimet musaf beni çarpmadan biraz bişeyler karalıyim şuraya istedim. Aslında çok yalnızım lan! Kalabalık yapsın diye 10lu prizi yatağıma aldım, takabildiğim tüm sarjları da taktım. Yiyemiyceğim kadar abur cuburla da gözümü tatmin ediyorum ne var! Koskoca kupanın içindeki sıvının bitebileceğini kabullenemeyip her seferinde boş boş ağzıma götürmekten de sıkılmadım ben. Çok mutluyum. Yaklaşık on beş gün önce falan yediğim mandalina kabuklarıyla uyuyorum geceleri. Her gün biraz daha kuruyolar ölümsüzleştiklerini hissedebiliyorum. Uyurken elim falan takılıyo dizimle itiyorum bi parçasını sonra diğeri saçımın üstünde sakin sakin duruyo falan. Atmıyorum! Yani evet valla atmıyorum, kıyamıyorum çöpe gitmelerine inanır mısın. Soru sordum inanır mısın? Of yine elim boş kupama gitti bu kaçıncıydı. İçim kurudu su alıp hemen geliyorum blog.

Direkt sakar yurdum insanıyım valla. Küfürlerle Türkiyeyim. Kablolara takıldım yataktan inerken sonra düşüp bacağımı acıttım. Ah kolum! diye bağırdım sonra tabi daha terbiyesiz şeyler de söyledim. Bardağı tepesine kadar doldurup yatağa yerleşmeye çalışırsan su dökülür bide blog yani bunu da bilmen lazım. Ne çok şikayet ettim diye düşünürken bi de dilimi ısırdım artık iflah olmam. Of.  Mandalina kabuklarım diyorum :( Çok güzel onlar.Böyle kuru kuru...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yap aga yorum yap.